Kader Nedir İslamda Kader Ne Demek

Kader Nedir?

Kader nedir?, alın yazısı, yazgı. Alın yazısı, daha doğmadan önce insanın başına geleceği şeyleri Cenab-ı Allah tarafından takdir edilmesi, insanın başına geleceği şeylerdir. Buna kader denir. İslami sohbet sitesi olarak bu gün bu konuyu  uygun gördüm..

Allah’ın ilim, irade, kudret ve tekvin sıfatlarına inanmak demektir. Bir başka deyişle bu sıfatlara inanan kimse, alın yazısı ve kazaya da inanmış olur. Bu durumda  alın yazısı ve kaza ya inanmak demek, hayır ve şer,  iyi ve kötü, acı ve tatlı, canlı ve cansız, faydalı ve faydasız her ne varsa hepsinin Allah’ın bilmesi, dilemesi, takdiri ve yaratması ile olduğuna, Allah’tan başka yaratıcı bulunmadığına inanmak demektir.

Her şey Alın Yazısı Diyerek Kimse Sorumluluktan Kurtulamaz

İmanın esaslarındandır. Ancak insanlar kaderi bahane ederek, kendilerini sorumluluktan  kurtaramazlar. Bir insan ” Allah böyle yazmış, alın yazım buymuş, bu şekilde takdir etmiş, ben ne yapayım?” diyerek günah işlemeyeceği gibi, günah işledikten sonra kendisini suçsuz gösteremez. Ayrıca sır olan kaderin iç yüzü Allah’tan başkası tarafından bilinmez.

Dünyada meydana gelmiş ve gelecek olan her şey, Allah’ın ilmi, dilemesi, takdiri ve yaratması ile olur. Her şeyin bir yazgısı vardır bunun anlamı ise şudur: Yüce Allah, insanları  hür iradeleriyle seçecekleri şeylerin nerede  ve ne şekilde, seçileceğini ezeli yani zamanla sınırlı olmayan mutlak ilmiyle  bilir ve bu  bilgisine göre  diler. Allah bu dilemesine göre takdir buyurup zamanı gelince kulun secimi doğrultusunda yaratır.

ALLAH Ezel ve Ebedi Olarak Her şeyi Bilendir

Dini geleneğe göre yazgı, Allah’ın ezelden ebede kadar olacak her şeyin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, ezeli ilmiyle bilip sınırlaması değil, hem hayra hem de şerre koyduğu ölçüdür. İslam alimleri bu ölçülere göre yaşayanların başarılı olacağını belirtir.

Allah, hem hayrın hem de şerrin ölçüsünü koymuştur. Dini geleneğe göre kader, Allah’ın ezelden ebede kadar olacak her şeyin  zaman ve yerini, özellikle ve niteliklerini, ezeli ilmiyle bilip sınırlaması değil, hem hayra hem  de şerre  koyduğu ölçüdür. İslam alimleri  bu ölçülere göre yasayanların başarılı olacağını belirtir. Allah, hem hayrın  hem de şerrin  ölçüsünü koymuştur. Dini geleneğe göre kader, Allah’ın ezelden ebede kadar olacak her şeyin  zaman ve yerini, özellikle ve niteliklerini, ezeli ilmiyle bilip sınırlaması değil, hem hayra hem  de şerre  koyduğu ölçüdür.

İslam alimleri  bu ölçülere göre yasayanların  başarılı olacağını belirtir. Allah, hem hayrın  hem de şerrin  ölçüsünü koymuştur. Kader, bütün olayları önceden ve değişmeyecek biçimde düzenlendiğine inanılan ezeli takdir. Alın Yazısı veya Mukadderat olarak da anılır Kader kavramı birçok farklı din ve felsefi akımda önemli bir yer tutar.

İstanbul’un Fethedileceği Müjdesi ve Kaderin Tecelli Etmesi

Bu konuya bir örnek verelim. Peygamberimiz (a.s) İstanbul’un fethini ve komutanını yüz yıllar önce müjdelemiş ve haber vermiştir. Zamanı gelince de dediği çıkmış. Şimdi, İstanbul peygamberimiz (a.s) dediği için mi fethedildi, yoksa fethedileceğini bildiği için mi söyledi. O zaman Fatih Sultan yatsaydı çalışmasaydı, ordular hazırlanıp savaşmasaydı yine olacak miydi? Demek ki Allah, Fatih’in çalışıp İstanbul’u fethedeceğini biliyordu ve bunu elçisi Hz. peygamber (a.s)’e bildirdi.

Kaderin esas anlamı

“Allah’ın, olmuş olacak her şeyi bilmesi” demektir. Dikkat edersek insan iradesini y9k saymıyor. Bilmek ayrı, yapmak ayrıdır. Bilen Allah’tır, yapan kuldur.” Allah her insanı İslam fıtratı üzerine yaratmıştır. “hadisi şerifine göre, insanın fıtratı ve yaradılışı itibariyle, hayırlı ve güzel ameller islemek üzere yaratıldığı bilinmektedir. Fakat bu insan daha sonra kendi iradesiyle istediği her yere gider. Bir insanın hem şer işlemek üzere yaratılması ve hem de bunun neticesinde o şahsa, peygamber ve kitap gönderilmesi ve neticede “şayet bu hataları işleyen veya bu ibadetleri yapmazsan cehenneme gideceksin” gibi bir teklif ve korkutmak, abes ve yanlış bir iş olurdu.

Oysa Allah abes iş işlemekten münezzehtir. Mesela, bir insan kendi oğluna “oğlum bu şeyi yap “diye emir verse, neticede çocuğa neden bunu yaptın diye dayak atar mı? elbette hayır işte aynen bunun gibi Allah hem bir insanı şer işlemek üzere yaratıp, sonrada ona azap vermekten münezzehtir. Dolayısıyla insanlar kendi iradesiyle isterse iyilik isterse ser işleyebilir. Bunu vicdanımızla biliriz.

Kader konusunda bilinmesi gereken  bir başka husus da şudur: Kader iç yüzünü ancak, Allah’ın bileceğini, mutlak ve kesin bir biçimde çözümlenmesi mümkün olmayan bir ilahi sırdır. Zaman ve mekan kavramlarıyla yoğrulmuş bulunan insan aklı, zaman ve mekan boyutlarının söz konusu olmadığı bir ilahi ilmi, irade ve kudreti kavrayabilme güç ve yeteneğinde değildir. Kader  konusunu kesin biçimde çözmeye girişmek, insanın kapasitesini zorlaması ve imkansıza talip olması demektir.

İslamda kader ne demek?

Dini geleneğe göre kader, Allah’ın ezelden ebede kadar her şeyin zaman ve yerini, özellikle ve niteliklerini, ezeli ilmiyle bilip sınırlaması değil, hem hayra hem şerre koyduğu ölçüsüdür. Sünnete ve sahabe uygulamasına göre de kader, Allah’ın koyduğu ölçüdür. Dini sohbet odaları ekibinden yazarınız ben Ezel, hepinize mutlu günler dilerim.

Yorum yapın